Ne iyi ettiniz de geldiniz diyerek başladı ve bitirdi
Çoğu insanın yaklaşık 30 yılına bir yerden bir şekilde girmiş bir insanın konserindeydim dün: Teoman
Onu izlerken şarkılarının çoğunu ezbere bildiğimi bir kere daha hatırlamanın yanında, farklı düşünceler de geçti aklımdan.
Sahneyi hiç terketmeyişi, sadece şarkı söyleyip sahnenin her noktasını gezerek mümkün olduğunca her insana fiziki olarak da yaklaşmak istemesi, son şarkıdan önce performansım bir şarkıya daha izin veriyor diyerek kompleksten uzak kişisel kritiği, zaten farklı sebeplerle politize, polarize ve demoralize olmuş insanlara ben ideolojilere inanmam zaten diyerek sadece anı yaşamaları için keyifli bir alan açması, şık ama gösterişsiz bir takım elbise ve özel ilgi alanım olan kovboy botları ile sahneyi insanları farklı yaşlarına götürdüğü anlarla doldurmaya çalışması ve dinleyenlerin Teoman’ın şarkılarına göre değiştiği, modlarının inip çıktığı o muhteşem anlar.
Bir sosyolog ve profesyonel koç olarak, 10 Haziran 2026 akşamı konserde bana ve binlerce kişiye iki buçuk saatliğine bir zaman makinesi icat ettiği için teşekürümü böyle ediyorum.
Bu yüzden dün gece sadece bir konser izlemedim.
İnsanların aynı şarkıda farklı yıllarına gittiğini,
aynı cümlede farklı anıları hatırladığını,
aynı sahneye bakıp bambaşka hikâyeler yaşadığını izledim.
Koçlukta da sıkça gördüğüm şey bu.
İnsanları değiştiren her zaman yeni bir bilgi değildir.
Bazen bir soru,
bazen bir karar,
bazen bir yüzleşme,
bazen de bir şarkı…
Dün gece Teoman’ın yaptığı şey tam olarak buydu.
İki buçuk saat boyunca insanlara kendi hikâyeleriyle yeniden karşılaşabilecekleri bir alan açtı.
Belki de bu yüzden salondan çıkan pek çok insan sadece bir konserden değil,
kendinden bir parçayla ayrıldı.
Ve yine, Teoman’ın dediği gibi: Ne iyi ettik de gittik.
Alper Çifter
Karar ve Netlik Koçu
CFTR Speaking