zıt kutuplara sahip olmak, yani kutuplaşma,
sadece olduğumuz yerde dönmeye mahkum eder bizi;
aynı dünya gibi..
ve yine aynı dünya gibi,
bizi merkezdeki magmaya çekerek ateşe atmaya çalışır adına yer çekimi diyerek..
biz ise buna yüzlerce isim takarız,
sağ-sol, siyah beyaz, muhafazakar-devrimci, kapitalist-komünist, erkek-kadın ve de doğru yanlış diyerek..
oysa doğru ve yanlış değişkendir, Hakikat sabit kalırken hep..
Monthly Archives: Ağustos 2013
Çek Beni, İtiyormuşsun Gibi
Ne Olduysam Oldum ve Geldim
sahteliğin sana o kadar yakışıyordu ki,
inanmaktan başka bi’ şey yapamazdım.
üstelik bütün ceplerim ukala gerçeklerle doluydu sana gelirken..
ama, kendim kaşındım
ve önlem olarak,
ikinci kez yanına gelirken bütün ceplerimi boşaltıp, salondaki masanın üzerine bıraktım içindekileri;
salaklığımı biraz olsun kendimden gizleyebilmek
ve “hiç gerçeğim yoktu zaten” diyebilmek için..
Doğanın Duası
eğer tüm kalabalığa,
yetişmesi gereken işleri olmadığı halde telaş içinde olan insanlara,
gölde yüzen ördeklere,
sana sarhoş taklidi yaparak ısrarla bir şeyler anlatmaya çalışan cırcır böceklerine,
neye veya kime kızgın oldugundan emin olmadığı halde aralıksız havlayan kahverengi köpeğe,
iki metre uzağındakl denizl kıskanarak ışıklarını senin yüzüne yansıtmaya çalışan havuza,
şehirlerin boğucu ışıklarından kurtulmalarını kutlayan ukala yıldızlara
ve senden bir şeyler alıp götürmek istercesine usulca ve gizlice ayaklarını dibine gelip sonra uzaklaşan denize rağmen;
Sen hala bir şeyler yazmak için harfleri bulmaya çalışıyorsan;
yazmadan düşünemeyen bir adama çoktan dönüşmüşsün demektir..
Kutudaki Son Kibritin Gururla Kırılışı
Parmak-izlerim donmuş demirde kaldı ve normalde güneşten koşarak kaçan ben, şimdi bir çakmağın sarımtırak alev taklidi yapmasını bile özledim..
Şarkı sözlerine gizlenmiş ruhum,
Sololarda dışarı kaçmaya çalışıyor şimdi o melodilerin içinden..
Ve ufak mutlulukların en tehlikeli olanlar olduğunu bilen bir adam olarak, ben, izlerini kaybetmiş parmaklarımla,
Donmuş demir kadar soğuk olmayan ama ondan daha duygusuz olan klavyenin tuşlarına basarak,
ruhumu tekrardan şarkı sözlerinin içine gizlemeye çalışıyorum..
Ve yine çakmağın o sahte-acınası sıcaklığına emanet ediyorum son sigaramı..