bir kitabın 67. sayfasında buldum seni,
o kadar kalın bir kitap değildi üstelik, sonuna yaklaşmıştım nerdeyse.
Sen ise beni başka bir kitabın arka kapağındaki özette, ilk cümlenin 8. kelimesinde farkettin.
Çünkü Sen, aceleci bir şekilde tanımak istiyordun karşındakini,
Ben ise ellerimde sonuna kadar tutmak isterdim, hakim olma isteğiyle.
Ve işte bu yüzden;
Senin kafan hep karışıkken, Ben her zaman yorgunum.
Ve “Sen” derken, kimden bahsettiğimi de bilmiyorum,
Ama en azından kaldığım sayfanın köşesini kıvırdım bu sefer..