Sesinin Büyüsünü,
Kokusunun Uyarısını,
Dokunuşunun Elektriğini,
Tadının Nadirliğini
Gözlerimiz “ille de Güzellik” diye tutturarak yok eder.
Ve bizler de ukala bir şekilde “Gördüğümüzü” iddia etmeye devam ederiz.
Sesinin Büyüsünü,
Kokusunun Uyarısını,
Dokunuşunun Elektriğini,
Tadının Nadirliğini
Gözlerimiz “ille de Güzellik” diye tutturarak yok eder.
Ve bizler de ukala bir şekilde “Gördüğümüzü” iddia etmeye devam ederiz.
Evet,
Çok kitap okumak, daha zor inanmanıza sebep olur gördüklerinize.
Çünkü bir şekilde, çok önceden okuduğunuz o sayfalarda görmüşsünüzdür olanları.
Ama,
Eğer insanların gözlerine baktığınızda kalplerinde gizledikleri niyeti okuyamıyorsanız henüz,
bütün o okuduğunuz sayfalardaki mürekkepler uçar.
Ve siz,
beyaz bir sayfa gibi savunmasız, çıplak ve her türlü lekeye açık halde kalırsınız.
Ve de herkes,
Üzerinize bir şeyler karalayabilmek için birbirinden kalem istemeye başlar heyecanla.
En dürüst organdır gözler,
zorla ağlanamazken, sahte kahkahalar atılabilir.
Çünkü, ağızlarda olan yalan söyleme yeteneği, gözlere verilmemiştir.
Ve acımasızdır gözler,
Kelimeler acıtabilir, ama gözlerdeki anlamdır karşındakini yere seren.
Ve en savunmasız organdır gözler,
her şeye verilebilecek bir cevap varken,
her şeye kitlenecek bir bakış yoktur.
Ve hareketlidir gözler,
Cevabınız olduğunda dik bir şekilde karşısındakine bakması,
cevabınız olmadığında kendini aşağıya doğru yuvarlayarak yerden cevap toplamaya çalışması için.
Ve ironiktir gözler;
İçten kahkahalar atmaya başladığınızda,
-en ihtiyacınız olmadığı anda-
yaşlarını meydana çıkarır ve hiç zorlanmadan ağlarlar.
Bu dünyanın ilk ve son adımlarıdır gözler,
Onlar açıldığında anlarsınız geldiğinizi ve onlar kapandığında artık gitmişsinizdir.