Tag Archives: dua

Kalabalık’ın Biraz Yalnız Kalmaya İhtiyacı Var

uğuldamalardan anlam çıkarmaya çalışma.
pencereyi tamamen aç.
kedinin yemeğini vermekle kahve yapmak arasında kalma.
düşünmeden dinleme.
beynini avuçlarının içine alıp seyret.
yaşlanmışlara üzülme.
genç olamamışlara acı.
ölenlere dua et
Ve yaşadığını zannedenlere de.
kalabalığa aldırma.
yalnızlığına saldır.
kalabalıkta yalnız kal
Ve şayet yapabiliyorsan kalabalığı yalnız bırak.

şiir yazma, öykü yazma, roman yazma;
bir şeyler yaz ama, senin olan bir şeyler.
Ve eğer uğuldamalardan anlam çıkarmak istiyo’san
Ve dinlerken düşünmüyo’san,
yine de avuçlarının içine al beynini, havaya kaldır
Ve önündeki beyaz kağıdın üzerine fırlat büyük bir hızla..
sonra kağıda yapışmış parçalarını topla
Ve kağıtta kalan lekelere bak;
benim beynimin kağıtta bıraktığı lekeler bunlar işte.
şimdi, kedime bir şeyler hazırlayabilirim, kahvem ısınırken.


Kedim İzin Vermiyo’, Belki Yarın

Öyle herkes beceremez yalnızlığı;

Çünkü birinci kuralı kendi kendine konuşma dilini öğrenmektir

Ve bu dil, tüm yabancı dillerin en yabancısıdır.

Rüzgardan çarpan pencereleri sevmeyi öğrenirsin önce,

diğer odadan gözlerine vuran ışığa kızarsın,

mutfaktan yanına gelmeye üşenen kahvene ve sıcak suyuna bağırırsın,

eve geldiğinde sana kapıyı açmayan kedine küsersin..

Gece yarısını geçince saat,

sabahlamak için birkaç şarkı davet edersin.

Şarkılar elleri boş gelmezler asla, nezaketen 2-3 sigara getirirler mutlaka.

Sen de altta kalmaz, anlattıklarını defalarca dinlersin.

Saat üç gibi, sokak köpekleri pencerenin önüne gelerek

seni oynamaya çağırırlar dışarı;

Sen: “Kedim izin vermiyo’, belki yarın” diyerek kapatırsın pencereni.

Sonra Yatak odasına girer, yatağında yatmakta olan gitarın elinden tutar

ve onu salona getirirsin.

Gitarınla sessiz sohbetinin ortalarında fark edersin,

köşedeki amfinin üzgün bakışlarını;

gitarınla göz göze gelirsiniz

ve iki metrelik bir kabloyla amfiyi de dahil edersiniz sohbete.

Üçünüzün bu sohbetini kıskanan kedin,

diğer odaya gider söylenerek,

aldırmazsınız.

3-4’lük sohbetiniz bir süre daha devam eder..

Sonra  bir an, keskin bir sessizlik olur

ve Sabah Ezanı başlar:

Sen dikilirken, Amfi susar, Gitar yanına uzanır;

Sen,

senin duymana gerek olmayan bir ses tonuyla kısa bir dua edersin,

Sağ omzun karıncalanır.

Göremesen bile,

günün bir yerlerden sana doğru gelmekte olduğunu bilirsin artık,

o geceki nöbetin tamamlanmak üzeredir..

“Peki yarın?” diye sorarsın kendi kendine,

Sol omzun karıncalanır bu sefer

ve kedin içerki odadan gelir yavaş yavaş..

Dedim ya,

öyle herkes beceremez yalnızlığı

Yalnızlığı hakkında yazabildiğini zanneden bir adam bile..