Yirmiyedi

peki sana mahsus olan ne?

 

nedeni bilmek istemiyorsun aslında

soruların da sadece biraz daha ukalalaşmak için

 

o kum saati hiç var olmayacak

zaman senin değil

ama sahipsiz de değil

 

küçük bir yalan büyük bir yalanı alt eder her zaman

 

kadir kıymet bilmek sadece bir deyim mi?

 

bedenini yıkarken ruhunu da yıkamayı ne zaman öğreneceksin?

 

hangi ağaçtan nasihat alıp,

hangi hayvanı gerçekten dinleyeceksin?

 

kaçamak cevapları dost edindiğinden beri işlerin hep ters gitti

 

yeni diye bir şey yok

sadece senin henüz denk gelmediğin var

 

anılar anlardan mı yoksa anlamaktan mı gelir?

 

kimin için uyanık kaldığını unutur musun arada

 

ya da neden uyanmak istemediğini?

 

en son hangi hatana kol kanat gerdin?

 

kimin susuzluğunu giderdin,

senin suyunun ne kadar eksildiğine aldırış etmeden?

 

gerçeğin eksikliği hiç saçından çekti mi?

 

dizlerin titredi mi hiç cesaretinin zirvesindeyken sen?

 

başkalarını aynalamak mı senin görevin

yoksa beynindeki çatlakları doldurmak mı?

 

peki ya kalbindeki gözün bulanıklığı?

 

dumanını içeri doğru üflemeyi dene

şikayetsiz, kabullenerek ve biraz yanarak

 

sıcağı hissetmelisin ki

üstündeki fazlalıklardan kurtulmak aklına gelsin

 

kötü alışkanlıklarını bıraktın, evet

 

peki, iyi alışkanlıkların var mı?

 

algı kapılarının anahtarını bulmanın vakti geldi artık

 

geleceğe bırakabileceğin bir atasözün oldu mu hiç?

 

yemekten başka bir şeyle doymayı düşündün mü?

 

yine de sen kendine fazla yüklen

sınırlarını zorla

minik bir mum yak

erimekten çekinme

ve ilk olarak kendi nedenini ara

zaten doğru yolda olduğunu anlayacaksın

bir şeyler sana çünkülerle yaklaşmaya başladığında


Yorum bırakın