Daily Archives: 17/05/2020

Alem

vazgeçmek bir lükstür evet

ama devam etmektir seni bulutun içine sokan

 

bunu yavru bir sincabı sütle beslerken fark etmiş olman sevimli olabilir

ama yeterli değildir

 

herkesin onay vermesini beklediğin anda anlarsın 

böyle gidersen hep beklemek zorunda kalacağını

bunu hissettiğinde bir sineği odadan çıkması için ikna etmeye çalışıyor olman da değiştirmez çoğu şeyi

 

önemli olan senin değiştirmendir 

kendini değil hem de

değişmek yoktur çünkü

süreç vardır

 

ve bu sürecin farkında olmandır en büyük değişiklik

bulutun içine girdiğin zaman görebilmen dışarıyı

 

o bulutun içinden hiç çıkamama ihtimalin de cebindedir hep

seni 10 yıldır tanıyan bir köpek havlayabilir sana

o bilmez süreci ama sen bilirsin

bu yüzden sakinlik anahtarını da diğer cebinde taşımayı unutmamalısın

 

sanata ilgi duyman seni sanatçı yapmaz

seni bir eserden diğerine sürükleyebilir ama

sınırlarını yeniden çizdirir

başını okşayan bir tablo ya da sana tokat atan bir şarkı ile baktığın yönü değiştirirsin

en güzeli de süreci farkedersin

okuduğun bir kitaptan sonra belki bir kaç adım geriye çekilirsin

ya da arkanı dönmen gereken anı bilirsin önceden

 

hepsi süreç içindir

sincap büyür, sinek uzaklaşır, köpek susar

ve sen bulutunun içinden dışarı çıkarken fark edersin

dışarısının anlamsızlığını

 

işte o anda başlarsın yeni bir bulut aramaya

arkanda şaşırmış bir şekilde seni izleyen kargayı görürsün

başı hafif sola eğilmiş 

ne süt ister senden, ne içeri girmeye çalışır, ne de bir ses çıkarır

kafasını sağa eğerek bakar son kez sana

bu yazıyı tamamladığından emin olur ve kendini boşluğa bırakır

etrafta hiç bulut yoktur hala

 

 

 


Taktik

kötü bir şiir okumaktan daha kötüsü

kötü bir şiir yazmak

 

o zaman bir şeyler kırılıyor bir yerlerde 

ürküyorsun

ve biraz sallanıyorsun

 

kendini beğenmişliğine sağlam tokatlar atıyor 

birlikte iyi durmamış kelimeler

 

sen ekrana kaçamak bakışlar atarken

devam etmene yardımcı olacak bir kelime arıyorsun

 

neden devam etmen gerektiğin ise tamamen içgüdüsel

ama en azından neye devam etmen gerektiğini biliyorsun

 

ve klasikleşmiş bir taktiğe sarılıyorsun yine inatla

yazamamak üzerine yazmaya

 

öldürmüyor

güçlü de yapmıyor

ama yazdırıyor işte bir şekilde

 

ve sen bunu okurken sakın unutma

kötü bir şiir okumaktan daha kötüsünün de olduğunu 

 


Beş.

minik bir baş ağrısı

kocaman bir ünlem

senin de alnında yazıyor

benim de

amaç hep başlamak olmamalı

bitirmek de

sonsuzluğu algılamaya çalışma

susuz kalma

ve az yiyerek başla doymaya

dişlerini sıkmayı  bırak geceleri

kuşların kahvaltısını unutma

çünkü onlar unutmuyorlar

yaklaşık 39 yıllık tütsüyü yak iki bagetle

ve erteleme

bilememekten çekinme

çağrıyı beklemekten de

kulaklık kullan gitar sololarının denizinde yüzerken

kalkmadan da selam ver

ismini anmayı unutma

hisset baş ağrının yok oluşunu

ünlemin büyürken

 

 


İkinci Dil

korkma 

her gecenin sabahı olmayabilir

okunmamış kitapların olduğu bir kütüphaneden daha acıklı şeyler de var dünyada

cesaretin bir  yırtılma sesi olsaydı inkara benzerdi büyük ihtimalle

kibrin düşmanı bilmiyorum diyebilmek

yıldızların da ölüyor olması dikkatini çekmeli

müziği dinler misin yoksa yaşar mısın en acılı anında

hangi mısralar senin değil yazdığın bir şiirde

her yazarın ikinci ağzıdır klavye

sigaranı en uzun süre söndürürken izlersin

ve hiç bir çekiç bir çiviye kendi isteğiyle vurmaz

her okuduğun cahilliğini fark ettirir sana

ve her korkun cesaretini

kork

çünkü her sayfadaki cevap

kelebek kanadı gibi bir iz bırakır parmaklarında

net olarak göremezsin ama hissedersin orada olduğunu

bir kez daha bilmiyorum der ve söndürürsün ateşini