peki sana mahsus olan ne?
nedeni bilmek istemiyorsun aslında
soruların da sadece biraz daha ukalalaşmak için
o kum saati hiç var olmayacak
zaman senin değil
ama sahipsiz de değil
küçük bir yalan büyük bir yalanı alt eder her zaman
kadir kıymet bilmek sadece bir deyim mi?
bedenini yıkarken ruhunu da yıkamayı ne zaman öğreneceksin?
hangi ağaçtan nasihat alıp,
hangi hayvanı gerçekten dinleyeceksin?
kaçamak cevapları dost edindiğinden beri işlerin hep ters gitti
yeni diye bir şey yok
sadece senin henüz denk gelmediğin var
anılar anlardan mı yoksa anlamaktan mı gelir?
kimin için uyanık kaldığını unutur musun arada
ya da neden uyanmak istemediğini?
en son hangi hatana kol kanat gerdin?
kimin susuzluğunu giderdin,
senin suyunun ne kadar eksildiğine aldırış etmeden?
gerçeğin eksikliği hiç saçından çekti mi?
dizlerin titredi mi hiç cesaretinin zirvesindeyken sen?
başkalarını aynalamak mı senin görevin
yoksa beynindeki çatlakları doldurmak mı?
peki ya kalbindeki gözün bulanıklığı?
dumanını içeri doğru üflemeyi dene
şikayetsiz, kabullenerek ve biraz yanarak
sıcağı hissetmelisin ki
üstündeki fazlalıklardan kurtulmak aklına gelsin
kötü alışkanlıklarını bıraktın, evet
peki, iyi alışkanlıkların var mı?
algı kapılarının anahtarını bulmanın vakti geldi artık
geleceğe bırakabileceğin bir atasözün oldu mu hiç?
yemekten başka bir şeyle doymayı düşündün mü?
yine de sen kendine fazla yüklen
sınırlarını zorla
minik bir mum yak
erimekten çekinme
ve ilk olarak kendi nedenini ara
zaten doğru yolda olduğunu anlayacaksın
bir şeyler sana çünkülerle yaklaşmaya başladığında