Yaşanan her Pişmanlığın ortak özelliği sonuncu zannedilmesi iken,
Bulunan her Fikrin ortak özelliği, ilk defa bulunduğunun düşünülmesidir.
İşte Aşk, tam da bu iki ortak özelliğin ortasında bekler.
Yaşanan her Pişmanlığın ortak özelliği sonuncu zannedilmesi iken,
Bulunan her Fikrin ortak özelliği, ilk defa bulunduğunun düşünülmesidir.
İşte Aşk, tam da bu iki ortak özelliğin ortasında bekler.
Son bir süredir
birebir çalıştığım alanlarda
kısa videolar paylaşıyorum.
O videolar anlatmak için değil,
netleştirmek için.
Burada ise
netleşen yerin
yazılı derinliği var.
Bunlar ayrı ayrı hizmetler değil,
birebir çalışmanın farklı yüzleri.
Bu çalışmalarda odak,
neyin eksik olduğu değil;
neyin uzun süredir taşındığıdır.
Konu çoğu zaman nettir.
Ama karar bulanıktır.
Bu alan,
kararın ertelendiği yeri
görünür kılar.
Dil burada bir amaç değil,
bir araçtır.
İngilizce, Türkçe ya da Almanca üzerinden
yürüyen bu çalışmalarda
asıl mesele kelime değil,
ifadedir.
İnsan çoğu zaman
bildiği dili değil,
alıştığı suskunluğu konuşur.
Bu alan,
“ne söylemeliyim?” sorusundan çok
“neden söylemiyorum?” sorusuyla ilgilenir.
İlişkilerde,
işte ya da kişisel hayatta
tekrar eden düğümler
burada ele alınır.
Ama çözülmez.
Netleştirilir.
Bazı meseleler
tek bir başlıkta toplanmaz.
Bu çalışma,
zamana yayılan
ve acele edilmeyen süreçler içindir.
Hız değil,
istikrar gerekir.
Bu yüzden sınırlıdır.
Ve herkes için değildir.
Bu alanların tamamı,
birebir çalışmanın farklı temaslarıdır.
Ayrı ayrı seçilmez.
Yorum bırakın