boş ama buruşuk bir kağıttı
yanlış yerde duran çiçeksiz ama su dolu bir vazoydu
kablosuna dokunduğunda sana bir miktar elektrik akımı veren amfiydi
gitarın olmayan mi teliydi ve bir mi telinin daha olması değiştirmiyordu bu gerçeği
rüya ile uyku arasında göremeyeceğin bir şeydi
birbirlerini ateşe vermeden önce, birbirlerine sarılan tahta parçalarıydı
yanıp sönen yeşil-sarı ışığın yanındaki, yanıp sönmeden sabit kalabilen yeşil ışıktı
pencerenin sağ alt köşesinden içeri girmeye çalışan rüzgar çetesiydi
mor gömlekteki bir kartal kanadıydı
bir tek kibritin 8 çakmağa üstün gelmesiydi
dördüncü kahvenin ikinci yarısıydı
ya da ikinci kahvenin soğuk son yudumu
olmayan bir kapının büyük anahtarıydı
bir delideki inanılmaz zekanın ispatıydı
çıplak bir bedendeki görünmez elbiseydi, pencerenin sağ alt köşesinden içeri girmeye çalışan rüzgar çetesinin içine dolmaya çalıştığı
yamuk ama derin bir izdi yastıktaki
ya da küçük gümüş bir yılandı
cehenneme yağan karın bir tanesi
ya da yavru bir kedinin intikam duygusuydu.
Yanlış hatırlamıyorsam; bunlardan birisiydi Aşk.
Ya da her zaman en yanlış hatırlanandı.
Yorum bırakın